Skolyoz Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri Nedir? 

/ 30 Kasım 2021 / / yorumsuz
Skolyoz Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri Nedir? 

Skolyoz Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri Nedir? 

Skolyoz Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri Nedir?  Omurganın normal eğriliğinin bozulmuş olduğu durumlar skolyoz olarak tanımlanır. Omurganın skolyozdaki görünümü S veya C harfine benzetilebilir. Omurganın yapısında yana doğru oluşan eğrilik genellikle buluğluk öncesi ve erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Bu hastalıkla tanışan kişiler,  Skolyoz hastalığı ve  tedavi yöntemleri nedir?Sorusunun cevabını araştırırlar.Her 100 ergenden 3’ünün bu hastalıktan mustarip olduğu tahmin edilmektedir. Skolyozlu beş hastadan dördünde hala net bir altta yatan neden yoktur.

Skolyoz Türleri Nedir? 

Tıp literatüründe, predispozan faktörlerin birçok kesin olarak tanımlanamadığında bu hastalıklar idiyopatik olarak tanımlanır. Bu nedenle en sık görülen skolyoz tipi “idiyopatik skolyoz” olarak kendini gösterir. İdiyopatik skolyoz, yaşları 0 ile 18 arasında değişen 4 ayrı gruba ayrılmaktadır.Neonatal idiyopatik skolyoz terimi 0-3 yaş arası hastalar için, juvenil idiyopatik skolyozdur.

10 yaş arası hastalar ve 10 yaş arası skolyoz hastaları için kullanılmaktadır. 18 yaşından sonra tespit edilen jüvenil idiyopatik skolyoz ve skolyoz için 11 ila 18 yaş. Erişkin idiyopatik skolyoz olarak sınıflandırılır. Hastalığın en sık görüldüğü yaş grubu göz önüne alındığında, skolyozlu hastaların büyük çoğunluğunun buluğu döneminde idiyopatik skolyoz tanısı almış kişiler olduğu sonucuna varılabilir.

Doğumdan sonrasında keşfedilen skolyoz, doğuştan skolyoz olarak sınıflandırılır. Bu, bebek anne karnındayken yapılan ultrason (usg) testi ile tespit edilebilen bir skolyoz şeklidir. Bu durum, sinir, boşaltım ve kalp sistemleri benzer biçimde öteki sistemlerle birlikte gelişimsel bir kusura yol açabilen omurganın kemik yapısının gelişimindeki bir sorun sebebiyle oluşur.

Skolyozun Belirtileri Nelerdir? 

Skolyoz eğriliğinde ortaya çıkan emareler, omurganın eğrilik derecesine göre değişir. Çeşitli belirti ve semptomlar bu tanıya katkıda bulunabilir;

  • Omuzlar, kürek kemikleri ve pelvis dışarıdan bakıldığında gayri muntazam
  • Kalçalardan biri daha yüksek görünüyor
  • Omurganın bir tarafı kavisli
  • Boyunda, sırtta ve altta kronik ağrı

Aynı zamanda omurgadaki bu değişikliğe bağlı olarak göğüs kafesinin kütlesi azalır. Azalan göğüs kütlesi, inspirasyon sırasında akciğerlerin yeterince genişlemesini engelleyebilir ve teneffüs semptomlarına niçin olabilir.

Skolyoz Nasıl Tedavi Edilir? 

Skolyoz Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri Nedir? 
Skolyoz Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri Nedir?

Skolyoz hastalığı ve  tedavi yöntemleri nedir ile ilgili atel ve ameliyat uygulamaları son derece nadir olarak uygulanır. Tedavi prensipleri gözlem, müsait egzersiz, spor aktiviteleri ve izlemeyi içerir. Tedavi planlanırken dikkate katılımı gereken birçok faktör olsa da eğriliğin derecesi bu faktörlerin önündedir.

Juvenil idiyopatik skolyoz tanısı konan sadece herhangi bir tedavi almamış hastalarda eğrilik yılda yaklaşık 0,51 aşama artabilir. Ek olarak, ergenlik döneminde ortaya çıkan skolyoz, erken yaştaki skolyozdan daha fena olma eğilimindedir. Bu nedenle ileri skolyozda juvenil skolyozdan daha agresif cerrahi gerekebilir.

Tedavi edilmeyen skolyozlu hastalarda ileride ağrı ve bel ağrısı, sinir hasarı ve akciğer, kalp gibi çeşitli organ sorunları ortaya çıkabilir. Bu konulara ek olarak bireyin kendi görünümüyle ilgili olumsuz düşünceleri de skolyoz hastalığı ve tedavi yöntemleri  nedir,planlamasında ele alınması ihtiyaç duyulan bir konudur.

Omurga eğriliği 10 ila 25 aşama arasında tespit edilen kişilerde 3, 6 ve 1 senelik aralıklarla sürekli izleme ve radyografik değerlendirme öneriyoruz. Skolyoz hastalığı ve tedavi yöntemleri olarak  25 dereceden büyük ama 40-45 dereceye ulaşmayan eğriliklerde doktorunuz müsait görürse atel adı verilen bir atel yöntemi denenebilir. Korseye benzer bir yapı olan ortez desteğiyle skolyozun ilerlemesini durdurmayı hedefleyin, sadece bu yaklaşım son yıllarda nadiren uygulandı.

Erken tespit edilen bazı durumlarda, bu atel yaklaşımı tedavi planlamasında birinci öncelik olabilir. Atel, gelişme mevsimi süresince günde 16-23 saat giyilmelidir. Kayropraktik tedavide tertipli kullanım mühim bir konudur.